Çocuklar en çok neye ihtiyaç duyar

Posted by admin on Haziran 26th, 2008

Çocuklar en çok neye ihtiyaç duyar


Sevgi (koşulsuz): Hepimiz çocukları severiz. Ama, çocukların sevildiklerini hissetmeye ihtiyaçları olduğunu unutabiliriz Sevdiğinizi hissettirmenin en kestirme yollarından birisi birlikte zaman geçirmektir.
Sınır (kendini bilebilmesi için): çocuğun kendisiyle başkaları arasındaki farkları, kendisinin ayrı ve bağımsız bir birey olduğunu hissedebilmesi için, sınırlara ihtiyaç vardır. Sınır dediğiniz de, fazla bir şey değil, yemeğin sofrada yenmesi, uykunun yatakta uyunması, bütün günün bilgisayar başında geçirilmemesi gibi temel düzenlemelerden ibarettir.

Sorumluluk (kendine ve başkalarına):
Çocukların en az bir sorumluluk üstlenmeleri ve bunu sürdürebilmeleri, gelişimleri için bir gerekliliktir. Kendine karşı bir sorumlulukla başlanabilir. Örneğin, dişlerini fırçalamak, hemen bir sonucu olmayan (ağızdaki ferahlama duygusu dışında), ama şimdi dışına yönelik bir anlam taşıyan bir eylemdir.

Övgü: Olumlu görülen hareketin görüldüğü yerde takdir edilmesidir. Övgü inandırıcı olursa bir etki gösterir. İnandırıcı övgü, çocuğun yaptığı hareketle ilişkilidir. Yapılmayan bir harekete, ortada olmayan bir sonuca övgü düzmek, çocuğun özgüveni açısından pek bir yarar getirmeyebilir.
Öpücük. Dokunmak, öpmek çocuklara doğrudan bir sevgi aktarımıdır.
Özen: Ayrıntılara dikkat ettiğiniz ölçüde özenlisiniz. Çocuklar misafirlerle aynı masada oturtulmaktan, götürüldükleri tiyatro için biletlerin önceden alınmasından kendilerine gösterilen özeni çıkarsayabilirler.
Özgürlük ise, yukarıdakilerin ve başka bir çok şeyin doğal sonucudur. Özgürlük, başıboşluk, sınırsızlık ve sorumsuzlukla sıkça karıştırılsa da, kendi sınırlarını bilmeden ve başkalarına karşı sorumluluk taşımadan özgür olunamaz

Çocuk, okul ve karne

Posted by admin on Haziran 26th, 2008

Çocuk, okul ve karne


Ailenin tutumu ve yetiştirme tarzı, çocuğun okuldaki başarısını büyük oranda etkiliyor. Uzmanlar bu nedenle karnedekilerin sadece çocuğun değil, ailenin de notları olduğuna dikkat çekiyor. Çocuğun kendini geliştirmesine olanak sağlayan ve ona özgüven kazandıran aileler, uzmanlardan da tam not alıyor.
Karne başarısı çocuk için hayat başarısı anlamına mı gelir?
Karne başarısı çocuğun akademik alanda, yani ilerde eğitim anlamında başarısına işaret eder. Hayat başarısı ise kabaca, bir alanda meslek sahibi olmak, mesleğinde başarılı olmak ve iyi sosyal ilişkiler kurmak olarak tarif edilebilir. Okul notları çok iyi olmayan bir çocuk da birçok meslek alanında çok başarılı olabilir, iyi bir aile kurabilir ve sosyal olarak çok popüler olabilir.

AİLE ÇOCUĞUN REHBERİDİR
Karnesi çok başarılı olan çocuk çok zeki midir?
Karne notları okullara göre çok değişkenlik gösterse de, yüksek olması çocuğun düzenli, sorumluluk sahibi olduğunu ve zekasını da iyi kullanabildiğini gösterir.

Üstün başarı aslında bir sorun olabilir mi?
Çocuklar için yaşıtları tarafından kabul edilmek, onlarla arkadaşlık kurmak ve duygusal alışverişte bulunmak gelişmeleri açısından çok önemlidir. Üstün başarılı çocukların zaman zaman yaşıtları tarafından dışlandığını görebiliyoruz ya da çocuğun kendisi yaşıtlarını daha kısır bularak onlardan kendini uzak tutabiliyor. Derste çok iyi olsa da bu durum sosyal ilişkilerin geliştirilmesi aşamasında çocuk için sorun yaşatabiliyor.

Karnesinde ilk kez zayıf gelen çocuğa ailenin tepkisi ne olmalı?
İlköğretim döneminde çocuklar almış oldukları karneden değil, anne-babaların tepkileri nedeniyle kaygı duyarlar. Ailelerin tutumları ise farklılıklar göstermektedir. Anne-babaların bir kısmı, karnede zayıf gelmesi nedeniyle endişeli olan çocuklarda kaygıyı gidermek yerine daha fazla tepki göstererek kaygı ve korkuyu pekiştirmektedir. İlk kez alınan bir zayıf, çocuğun problem çözme becerilerini test edeceği, geliştireceği için faydalı etkileri bile olabilir. Ailenin nasıl çözüm bulunacağı konusunda çocuğa rehberlik etmesi faydalı olur.

NOTLARDAN BAĞIMSIZ SEVGİ
Karnesinde zayıf olan çocuğu aileler nasıl teselli etmeli?
Öncelikle çocuğun duygularını ifade etmesine olanak verip, neler yaşadığının değerlendirilmesi gerekir. Aşırı koruyucu ve kollayıcı bir yaklaşım sorunun yok farz edilmesine neden olur. Başarısızlığın nedeninin çocukla birlikte değerlendirilip, başarısızlığın neden olduğunun onun anlaması sağlanmalı ve çözüm yolları ile sorunun nasıl aşılacağı çocukla birlikte değerlendirilmelidir. Çocuğun başarılı olduğu alanlar vurgulanarak, bunu da başarabileceği belirtilebilir. Belli kapasiteleri nedeni ile çocuğun daha fazlasını yapamayacağı düşünülüyorsa, anne- baba sevgisinin karnedeki notlardan bağımsız olduğunun ifadesi çocuk için faydalı olur.

Çocukların okul başarısı nasıl arttırılabilir?
Çocuğun duygusal ve fiziksel ihtiyaçlarının yeterince sağlanması, sorumluluk duygusunun gelişmesinin desteklenmesi, ödevlerini düzenli yapmasının sağlanması, iyi davranışların ve notların ödüllendirilmesi başarının artmasına katkıda bulunur.

Çocukların okuldaki başarısında, hangi aile yapıları olumlu, hangi tutumlar olumsuz etki yapar?
Çocuk ve ergenin başarısını olumlu ve olumsuz yönde etkileyen üç tip aile yapısından bahsedilebilir. Olumsuz etki yaratan tutumlar açısından aile modelinin ilki aşırı ‘kontrolcü aileler’dir. Bu tür aileler, çocuğun diğer bütün davranış ve aktiviteleri gibi ders çalışma süreçlerini de kontrol altında tutmaya çalışırlar ve çocuklarının herhangi bir işi tek başlarına yapabileceklerine inanmazlar. Çocuğun ödevlerini yaparken yanında durup, birçok ödevi birlikte yapar ve ödevin her şeyini denetlerler veya kendileri ders çalıştırmaya çalışırlar. Bu durum, çıkan problemleri takip edecek başka birilerinin olması nedeniyle çocukların sorumluluk duygusunu kazanmasını engelleyeceği gibi tepki olarak derslerin savsaklanmasına da yol açar. Çocukların kişilik gelişimine de bu sorun yansıyarak kendine güvensiz yapıların gelişmesine neden olur. Olumsuz etki yaratan tutumlar açısından aile modelinin ikincisi ‘aşırı koruyucu aile yapısı’dır. Bu aileler çocukları ile aşırı ilgili olup, onlara görev vermeyerek ve onların yüklenecekleri işleri kendileri üstlenerek çocukları daha mutlu edeceklerini düşünürler. Çocuklarına ödev yapma ve ders çalışma sorumluluğu vermediklerinden sorumluluk duygusunu kazanmalarını engeller ve tembelleşmelerine neden olurlar. Bu durum aynı aşırı kontrolcü ailelerdeki gibi çocukların kişilik gelişimine yansıyarak, kendine güvensiz yapıların gelişmesine neden olur. Çocuk ve ergenin sağlıklı ruhsal yapılar geliştirmesinde olumlu rol oynayan aile modeli ‘destekleyici aile’dir. Bu tür aileler küçük yaşlardan itibaren çocuğa yapabilecekleri görevleri verir, bunları yaptıklarında da olumlu pekiştirici söz ve tutumlarla pozitif ve olumlu davranışların ortaya çıkmasına katkıda bulunurlar. Çocuğu aşırı kontrol etmez, yapamadıkları zaman ise hemen yardım etmektense kendi kendilerine bir çözüm bulmalarını sağlayarak çocukların problem çözme becerilerinin gelişmesine olanak tanırlar. Çocuğunu kontrol ederken sorumluluklarını hatırlatan destekleyici ve dengeleyici bir davranış gösterirler. Kendilerine güvenildiğinin, kendi başına başarabileceği, yapabileceği duygusunun çocuğa verilmesi çocuğun kendine güven duygusunun gelişmesine katkıda bulunur.

Çocukların okul başarısında etkili olan diğer faktörler nelerdir?
Çocukların okul başarısında etken olan diğer önemli faktör; içinde bulunduğu gelişim dönemidir. Ergenlik dönemi, özellikle sosyal ve arkadaşlık uğraşlarının öne çıktığı ve ilgi alanlarının geçici olarak başka alanlara kayabildiği normal bir gelişim dönemidir. Bu dönemde sağlıklı ve uyumu iyi olan bir çocuk bile okulda başarısızlık gösterebilmektedir. Ancak genellikle ergenler tamamen normal ve sağlıklı olan bu uyum sürecinden sonra kısa sürede toparlanarak, okul ile ilgili sorumluluklarını yüklenmekte ve kendilerine uyan performansı yakalayabilmektedir. Okul dönemi boyunca bazı sınıflarda çocukların uyumda zorlanmaları ve her zaman gösterdikleri başarının altına düşmeleri sık görülür. Bu dönemler ilköğretimin 1 ve 6′ıncı sınıfları olup, birinci sınıfta yeni bir ortama uyum sağlama, arkadaşlarına ve öğretmenine alışmaya çalışma, altıncı sınıfta birden fazla öğretmenle ders yapma ve bazen yeni arkadaşlarla tanışma söz konusu olmaktadır. Sekizinci sınıfta ve lise son sınıfta okula devam ederken aynı zamanda sınavlara hazırlanma kaygısı ve ek eğitim alma çabaları eklendiğinden, bu çocuklarda başarısızlık ve davranış problemlerinin ortaya çıkmasına yol açabilir. Dikkat eksikliği ve hiperaktivite bozukluğu çok sık karşılaşılan gelişimsel bir bozukluk olup, bu durumda olan çocuklar normal ya da normalin üzerinde zeka düzeyleri olduğu halde dikkat sürelerinin kısalığı nedeniyle dersleri uzun süre izleyememekte, ödevleri yapmada zorlanmaktadırlar. Sadece matematik, yazma ya da okuma ile ilgili sorun bulunduğunda ise çocukta özel öğrenme güçlüğü bulunup bulunmadığı önemlidir.

SINIF DEĞİŞİMİ YAPTIRMAYIN
Çocuğa sevmediği dersleri sevdirmenin bir yolu var mı?
Öncelikle bu konuyla ilgili bir öğrenme güçlüğü olup olmadığının değerlendirilmesi gerekir. Böyle bir sorun yoksa sevdiği ve yetenekli olduğu derslere yoğunlaşması, o alanlarda kendini geliştirmesi teşvik edilebilir. Sevmediği derslerde ise sorumluluğunun gereği, yeterli bir başarı gösterecek kadar yapması ve ilgilenmesi ayrıca gereklidir.

Hangi durumlarda okul ya da sınıf değiştirilmeli?
Çok büyük bir sorun olmadıkça, okul ya da sınıf değiştirmeyi uygun bulmuyoruz. Başarı durumu için okul değiştirmek ise sorunun kaynağını yanlış yerde aramak olabilir. Yaşanan büyük bir olay nedeniyle çocuğun dışlandığı durumlarda, aşırı örseleyici öğretmen bulunması durumunda sınıf değiştirilebilir. Zekânın geri veya çok ileri olduğu durumlarda ise özel eğitim için sınıf değiştirilebilir

Çocuk kitabı seçmek

Posted by admin on Haziran 26th, 2008

Çocuk kitabı seçmek


Yaşa göre kitap:
Çocuklar için kitap seçimi yaparken mutlaka çocuğunuzun gelişim düzeyine uygun kitaplar seçmeye çalışın. Çocuk kitapları kendi içinde seviyelere ayrılır ve her seviye farklı yaş grubundaki çocuklara hitap eder. Eğer kitabın seviyesini anlamıyorsanız bu konu hakkında satış elemanından bilgi almaya çalışın, aksi takdirde aldığınız kitap çocuğunuzun gelişim seviyesine uygun olmadığı için onun ilgisini çekmeyebilir.

Kitabın malzemesi:
Çok küçük çocuklar için aldığınız kitapların kalın materyallerden (kalın karton, tahta, plastik…) yapılmış olmasına özen gösterin. Çünkü bu yaşlarda çocuklar kitapları tanımak için ısırma, emme, yalama gibi davranışlar gösterirler. İnce kağıttan yapılmış kitaplar, bu davranışların sonunda yırtılır, kopar, erir ve çocuğun kağıt parçalarını yutmasına sebep olur.Böyle bir tehlikeyi önlemek için kitap malzemesinin seçimini iyi bir şekilde yapmanız gereklidir.

Kitabın diline dikkat:
Çocuk kitaplarının en önemli sorumluluklarından biri dilin en iyi şekilde kitaplarda kullanılmasıdır. Çünkü çocuklar kitaplarla olan ilk deneyimlerini yaşarken onlardan birçok şey öğrenirler. Çocuklar için seçilmiş kitaplarda kesinlikle kelimelerin yanlış kullanımları, anlatım bozuklukları ve argo sözcükler bulunmamalı, aksine söylenmesi kolay ve anlaşılır kelimelerle yazılmış metinler bulunmalıdır.

Çocukların gelişim seviyelerine göre de dili kullanma yetenekleri değişmektedir. Küçük yaşlardaki çocuklar ses oyunları ile hazırlanmış metinleri dinlemeyi severler, bu nedenle onlara aldığınız kitaplarda tekerlemeler, maniler, kafiyeli anlatımlar bulunmasına özen gösterin. Daha büyük çocuklar için zengin kelime haznesine sahip kitapları almaya çalışın, bu yaşlardaki çocukların dil gelişimini desteklemek için onlara yeni kelimeler ve sesler öğretmek gereklidir.
Resimler çok önemli:
Çocuklarınıza kitap seçerken dikkat etmeniz özelliklerin en önemlilerinden biri kitabın bol resimli olması. Çünkü çocuklar okuma-yazma bilmedikleri için kitaba olan ilgileri sadece resimlerle sınırlıdır. Resimlerin anlaşılır olması ve ilgi çekici öğeler taşıması (renklerin parlaklılığı, karakterlerin sevimliliği…) çocukların o kitaplarla ilgilenmelerini sağlıyor.

Şiddet unsuru içermemeli:
Ne yazık ki çocuklar her geçen gün farklı şiddet unsurlarının etkisine maruz kalıyorlar. Çocukların maruz kaldıkları şiddet seviyesini en aza indirmek hatta sıfırlamak biz yetişkinlere düşen bir görev. Kitap seçimi yaparken de bu konuyu düşünmenizi ve şiddet kriterine kitap seçimi yaparken dikkat etmeniz gerektiğini lütfen unutmayın.Çocuğunuza aldığınız kitaplarda bulunan resimlerin şiddet unsuru içermediğine emin olun

Çocuk gelişiminde önemli noktalar

Posted by admin on Haziran 26th, 2008

Çocuk gelişiminde önemli noktalar


Tüm çocuklar gelişme ve duraklama evreleri gösterirler ve farklı alanlarda farklı hızlarda beceri kazanırlar. Bu nedenle, bazı belirli becerilerde odaklanmak yerine, çocuğun gelişimini bir bütün olarak ele almak gerekir. Aşağıdaki farklı gelişim evrelerini dikkate alarak çocuğunuzu bu aktiviteleri yapmaya cesaretlendirebilirsiniz:
13-15 aylar arasında:
· Kendi başına düzgün bir şekilde yürür.
· Mobilya ve merdiven basamaklarına tırmanabilir.
· Bir şey almak için eğilip tekrar doğrulabilir.
· Ev işlerini taklit eder.
· Bardaktan içer.
· İşaret parmağı ile gösterir.
· Giysilerine ilgi gösterir.
· Şapkasını ve çoraplarını çıkarabilir.
· Saklı bir oyuncağı bulur.
· Tek başına oynar.

16-18 aylar arasında:
· Geri geri yürüyebilir.
· Birinin elinden tutarak merdivenleri çıkar.
· Çekilen oyuncaklardan zevk alır.
· Büyük giysi parçalarını çıkarabilir.
· Oyuncaklarını tek tek alıp bir arada yerine koyar.
· Farklı şekilleri gruplandırır.
· Kitap sayfalarını çevirir.

19-21 aylar arasında:
· top atar ve tekmeler.
· 3-4 küpü üstü üste koyar.
· El terichii belli olmaya başlar.
· Kapların üstüne kapaklarını koyabilir.
· Bağımsızlık gösterir.
· Öpücük vermek için dudaklarını büzer.

22-24 aylar arasında:
· Merdivenleri tek başına inip çıkar.
· 8 küpü üst üste koyar.
· Giysilerini çıkarmaay yardım eder.
· İyi kaşık kullanır.
· Fermuarları açar.
· Paylaşmaz (her şey benim).
· Diğer çocuklarla yan yana oynar, ama birlikte oynamaz.
· Tuvalet eğitimi için hazır görünür.

2-3 yaşlar arasında:
· İyi koşar.
· Tek ayak üzerinde durabilir.
· Düşmeden eğilebilir.
· Merdivenden çıkarken ayak değiştirir.
· Üç tekerlekli bisiklete biner.
· Kendi kendine giyinir.
· Kendi kendine yemek yer.
· Kulpu çevirerek kapı açar.
· Kitap sayfalarını tek tek açar.
· Kalemle yatay, dikey ve yuvarlak çizimler yapar.
· Diğerleriyle oyun oynar.

Giysileri çıkarmak
Giysileri çıkarmak bağımsızlığa doğru atılan bir adımdır. Çocuğunuza giysilerini kolayca çıkarabilmesi için yardımcı olun. Örneğin, çocuğunuzun ayaktayken, ayak bileklerinden dizlerine doğru pantolununu çekmesine yardım edin ve daha sonra oturarak pantolunu bacaklarından çekmesini sağlayın. Sabırlı olun ve gayretini övün.

Merdivenden inip çıkma
Merdiven kullanma çocuğunuz için büyük bir egzersizdir ve özellikle yardımsız yapabildiğinde en sevdiği aktivitelerden biridir. Fırsat buldukça merdiven çıkmasına izin verin. Kendiniz kucaklayıp yukarı taşıyarak zaman kazanma yoluna gitmeyin.

Kapı açmak
2 yaşındaki meraklı çocuk kapalı kapıları görür ve kulplarını çevirerek bunları açabildiğini anlar. Çocuğunuz kapıları açmayı öğrendikten sonra, açmasını istemediğiniz kapılarda kilit bulunduğundan emin olun

Çocuk dişlerinde acil durumlar

Posted by admin on Haziran 26th, 2008

Çocuk dişlerinde acil durumlar


Diş ağrısı: Ağrıyan dişin çevresini temizleyin. Ilık tuzlu su ile gargara yaptırın ve eğer varsa sıkışmış yiyecek artıklarını diş ipi ile uzaklaştırın. Asla dişin üzerine aspirin ya da benzeri ilaçlar koymayın. Çocuğunuza daha önce de denemiş olduğunuz bir ağrı kesici verin ve en kısa sürede bir diş hekimine götürün.
Isırılmış dudak, dil ya da yanak: Yaralı bölgeye buz koyun. Eğer kanama varsa, temiz bir gazlı bez ile hafifçe basınç uygulayın. Kanama 15 dakika içinde durmazsa diş hekiminize başvurun.
Diş tümüyle çıkmışsa: Dişi bulun. Köküne mümkün olduğunca dokunmadan alın. Diş hekimine gidene kadar dişi saklamak için en ideal ortam süttür. Temiz bir kapta sütün içinde koruyarak en kısa sürede diş hekiminize gidin.
Süt veya sürekli dişlere travma: Hiç zaman kaybetmeden diş hekiminiz ile temasa geçin. Travmalardan sonra her kaybedilen saat oluşan hasarı büyütmektedir.
Dişhekiminize ulaşana kadar: Yarayı ılık su ile temizleyin. O bölgeye soğuk kompres uygulayın. Varsa kırık diş parçalarını saklayın


Copyright © 2007 Sağlıklı Yaşam Haberleri. All rights reserved.