panik atak hastarının kalbi tehlikede

Posted by admin on Temmuz 14th, 2008

Panik atak, kalp hastalığına yol açıyor
Panik atak bulunan hastalarda, özellikle depresyon da varsa kalp hastalıkları daha çabuk gelişiyor.
Amerika’da sağlık sigortası kayıtlarında yapılan araştırmada panik atak hastalarında kalp hastalığına yakalanma riski 2 kat daha fazla bulundu. Panik atak ve depresyonun birlikte olduğu hastalarda ise bu oran daha da artıyor.
Panik atak hastaları, sıklıkla doktora kalp hastalığı var korkusuyla gelmekte ve kalp krizini taklit eden göğüs ağrısı, nefes darlığı, baş dönmesi gibi şikayetler sıklıkla görülmekte. İlginç olarak son çalışmalar bu grup hastalarda gerçekten de kalp hastalıklarının daha sık olduğunu ortaya koydu.
Psychosomatic Medicine dergisinde 40.000 panik bozukluk ve bir o kadar da normal insan üzerinde yapılan araştırmada panik bozukluk bulunan hastalarda %87 oranında daha fazla kalp krizi veya kalp damar hastalığına bağlı göğüs ağrısı olduğu görüldü.
Depresyonun ise kalp damar hastalığını artırdığı ve kalp damar hastalığı için bir risk faktörü olduğu zaten biliniyordu. Panik bozukluk ve depresyonun birlikte olması kalp damar hastalığı görülme sıklığını 3 kat artırmakta.
Araştırmacılar bundan dolayı panik bozuklukların erken tanı ve tedavisinin kalp hastalığını önlemesi yönünden önemli olduğunun altını çiziyorlar.
Panik bozukluğun nasıl olup da kalp damar hastalığını artırdığı tam bilinmiyor. Ama panik bozukluğun sinir sistemi üzerinde yaptığı uyarıcı etkilerin ve böylece bazı stres hormonlarının ve pıhtılaşmadan sorumlu bazı maddelerin kandaki düzeylerinin yükselmesinin bu olumsuz olaylarda rolü olabileceği düşünülüyor.
Panik bozukluklarını tedavisinde antidepresan ilaçlar ve panik atakları doğuran düşünce ve davranışları değiştirmeyi amaçlayan davranışsal tedavi yöntemleri kullanılıyor.

kalp krizi kalp sağlığı ve aspirin ilişkisi

Posted by admin on Temmuz 14th, 2008

Herkesin evinde mutlaka bulunan Aspirin birçok ağrımızın çaresi haline gelmiş bir ilaç. Başımız ağrısa, soğukalgınlığı başlasa hemen bir Aspirin yutarız. İşte bu mucizevi ilacın bir marifeti daha uzmanlarca keşfedildi. Son 20 yıldır kalp krizi nedeniyle hayatı sona erenlerin sayısında üçte bir azalma görülüyor. Bunun da son 100 yılın en önemli buluşlarından olan bir ilacın, yani Aspirin ‘in sayesinde olduğu uzmanlarca öne sürülüyor. Stanford Üniversitesi doktorları Aspirin\’in insanların kalp krizinden ölmelerini engelleyen en önemli neden olduğunu söylüyor. Thrombolysis, ilaçlarla kalp krizlerinin başlıca sebebi olan pıhtıların çözülmesini sağlamak anlamına geliyor. Aspirin ‘in de %17 pıhtı erimesi sağlayabiliyor olması, en büyük etkisi olarak görülüyor.
California Üniversitesi uzmanları, ölüm oranında gözlenen bu hatırı sayılır azalmanın kökeninde ileri teknoloji uygulamalarının değil, doğru ilaç kullanımının yattığını özellikle belirtiyorlar. Tıp ilmi yüksek teknoloji ortamında ilerliyor olsa da halihazırda bulunan tedavilerin, ilaçların ve teknoloji uygulamalarının etkilerini de yadsımamak gerektiği fikrinde birleşiyorlar.

kalp krizi geçirmek, kalp ameliyatları sonrası cinsel yaşam

Posted by admin on Temmuz 14th, 2008

Kalp Krizi ve Kalp Ameliyatlarından Sonra Cinsel Yaşam
Kalp krizi veya kalp ameliyatlarından sonra;
Kendinizi daha fazla dinleyebilirsiniz. Kalp atışınız, nefes alışınız ya da kas geriliminizin daha fazla farkında olabilirsiniz. Bu normaldir, endişelenmeyin.
Eşinize veya sevdiğinize, orgazmı amaçlamadan dokunabilir, okşayabilir ve sarılabilirsiniz. Bu aktiviteler için fazla enerji harcamanıza gerek yoktur ve hastaneden çıktıktan kısa bir süre sonra bunlara başlayabilirsiniz.
Cinsel birleşme diğer cinsel aktivitelere göre biraz daha fazla enerji gerektirir; bu nedenle doktorunuz sizden kendinizi daha güçlü hissedene kadar beklemenizi isteyebilir.
Bir çok insan kalp krizinden ortalama 4 hafta sonra seks yaşantısını sürdürmeye başlayabilir.
Kalp ameliyatlarından sonra ise bu süre 2-3 haftadır.
Bu sürelerden sonra yavaş yavaş eski seks yaşantınıza geri dönebilirsiniz. Bir çok insan eski sıklığında seks yapar; fakat bir kısmı daha az aktif olur. Bunun sebebi endişe, depresyon ya da isteksizlik olabilir. Bu durumda tıbbi tedavi veya danışmanın yardımı dokunabilir.
Kendinize daha fazla güven duydukça, eşinizle kendinizi daha rahat hissedeceksiniz.
Eğer seks için hazır olduğunuzdan emin değilseniz doktorunuz size fiziksel kapasitenizi kontrol etmeniz için bir egzersiz testi yaptırabilir ve bununla doktorunuz, kalp atış hızınıza ve kan basıncınıza göre hazır olup olmadığınıza karar verebilir.

kalp hastalarına bahar uyarısı, kalp hastalıkları

Posted by admin on Temmuz 14th, 2008

Kalp hastalığına bahar uyarısı
Uzmanlar, ani hava değişikliklerinde koroner damarlarda kasılmalar olabileceğini belirterek kalp hastalarını dikkatli olmaya çağırıyor.

Ani hava değişikliklerinde koroner damarlarda kasılmalar olabileceği belirtilerek,kalp hastalarının giyimlerine dikkat etmeleri gerektiği söylendi.
Uzmanlar ilkbaharın, ani hava değişikliklerinin yoğun yaşandığı bir dönem olduğunu belirterek, kalp hastalarının bu mevsimde sağlıklarına daha fazla dikkat etmelerinin önemini vurguluyorlar.
Kalp kapak hastalığı olanların bu mevsimde üst solunum yolu enfeksiyonlarından kendilerini korumalarının önemli olduğunu kaydeden kalp doktorları, ani hava değişikliklerinin solunum sisteminin savunma mekanizmasını kötü yönde etkileyebileceğini ve durumun solunum yolu enfeksiyonlarına yakalanmayı kolaylaştırdığını belirtiyorlar.
Özellikle kalp kapak hastalarının bu tip enfeksiyonlarda doktora başvurması gereklidir çünkü kalp kapak hastalarının bu tip enfeksiyonlarında, beraberinde kalpte de enfeksiyon görülme olasılığı yüksektir.
Ancak, doktor kontrolünde düzenli antibiyotik kullanımıyla bu riskten kurtulunabilir.
Kalp yetmezliği olan hastaların da bu faktörlere dikkat etmeleri gerekir.

Enfeksiyon, kalp yetmezliğini ilerletmesi açısından önemlidir. Enfeksiyon vücuda fazladan yüktür ve bundan kalbimiz de etkilenir.
Bunun yanı sıra kapak hastalıklarının ve kalp yetmezliği olan hastaların vücut su oranları da önemlidir ve ani hava değişikliklerini takip ederek kendilerini çok terletmeyecek ve üşütmeyecek kıyafetler giymeleri gerekir.
Koroner kalp hastaları da ani ısı değişikliklerinden kendilerini korumalıdır. Çünkü bazı çalışmalar göstermiştir ki, bu tip hava değişikliklerinde koroner damar kasılmaları olabilmektedir.
Bu durum da kalp krizleriyle karşılaşılmasını kolaylaştırır. Alınacak tedbirlerde temel amaç, vücudumuzu ani hava değişikliklerden, fiziksel ve ruhsal yüklerden korumaktır.

kalp damarları hastalıkları ve tedavisi

Posted by admin on Temmuz 14th, 2008

Kalp Damar Hastalıklarında Tedavi
Koroner damarlarda önemli darlık ve/veya tıkanıklık görüldüğünde, eğer uygunsa, aynı seansta veya daha sonra balon anjiyoplasti yapılabilir. Balon anjiyoplastide, damar içindeki dar olan bölgede, özel olarak yapılmış balon, kısa süreli olarak şişirilerek darlık genişletilir. Balon, aynı damarda birden fazla darlığa veya birden fazla damardaki darlıklara aynı seansta veya farklı seanslarda yapılabilir. Gerekli durumlarda balona ek olarak o bölgeye, yine balon yardımıyla stent (kafes) konur.
Balon anjiyoplastiye uygun olmayan durumlarda, bypass cerrahisi veya ilaç tedavisi önerilebilir.
Bypass cerrahisinde ise damardaki darlık bölgesinin öncesi ile sonrası arasına köprü görevi gören bir damar konulur. Bu konulan damar, hastanın kendisinin bacak toplardamarı veya göğüsten alınan bir atardamar olabilir. Böylece kan, bu köprü yardımıyla, dar veya tıkalı olan bölgenin ilerisine geçebilir.
Koroner damar hastalığında kullanılan ilaçlar; koroner damarları genişletici, kalbin yükünü azaltıcı, o bölgede pıhtı oluşmasını önleyici veya ateroskleroz üzerinde çok olumsuz etkileri olan kolesterolü düşürmeye yönelik ilaçlardır. İlaçlar doktor kontrolünde ve sürekli olarak kullanılmalıdır.
Ne yazık ki, gerek koroner arter hastalığı tedavisinde kullanılan ilaçlar, gerekse balon ve bypass, damar hastalığını ortadan kaldırmamaktadır. Dolayısı ile koroner damarın aynı bölgesinde veya farklı bölgelerinde yeni darlıklar ortaya çıkabilir veya hafif olan darlıklar daha da ilerleyerek ciddi darlık haline gelip, probleme yol açabilir. Bundan dolayı hastaların risk faktörlerini uzaklaştırması, ilaçlarını düzenli kullanması, problemlerin erken saptanması açısından doktorunun önerdiği zamanlarda ve bunun dışında şikayeti olduğu her zaman, kontrollere gelmesi çok önemlidir


Copyright © 2007 Sağlıklı Yaşam Haberleri. All rights reserved.