ÖZEL HASTANELER YÖNETMELİĞİ

Posted by admin on Nisan 1st, 2008

ÖZEL HASTANELER YÖNETMELİĞİ

Resmi Gazete
Tarihi: 27.3.2002; Sayı:24708

BİRİNCİ KISIM
Genel Hükümler

BİRİNCİ BÖLÜM
Amaç, Kapsam, Hukuki Dayanak ve Tanımlar

Amaç
Madde 1- Bu Yönetmeliğin amacı; etkin, verimli ve kaliteli sağlık hizmeti sunulmasını sağlamak üzere, bütün özel hastanelerin tesis, hizmet ve personel standartlarının tespit edilmesine, gruplandırılmasına, gruplarının değiştirilmesine, amaca uygun olarak teşkilatlandırılmasına ve bunların açılmalarına, faaliyetlerine, kapanmalarına ve denetlenmelerine ilişkin usul ve esasları düzenlemektir.

Kapsam
Madde 2- Bu Yönetmelik; Devlet’e, il özel idarelerine, belediyelere ve diğer kamu tüzel kişilerine ait hastaneler hariç olmak üzere; gerçek kişiler ile özel hukuk tüzel kişilerine ait hastaneleri kapsar.
Bu Yönetmeliğe tabi olmayan yataklı tedavi kurumlarının açılma, tesis, hizmet, personel ve kapanma durumları ile diğer durum değişikliklerinin ilgili kamu tüzel kişilerince Sağlık Bakanlığına bildirilmesi ve ilgili diğer mevzuatın öngördüğü bilgi ve belgelerin Bakanlığa verilmesi zorunludur.

Hukuki Dayanak
Madde 3- Bu Yönetmelik; 7/5/1987 tarihli ve 3359 sayılı Sağlık Hizmetleri Temel Kanununun 3 ncü maddesi ile 9 ncu maddesinin (c) bendine ve 13/12/1983 tarihli ve 181 sayılı Sağlık Bakanlığının Teşkilat ve Görevleri Hakkında Kanun Hükmünde Kararnamenin 43 üncü maddesine dayanılarak hazırlanmıştır.

Tanımlar
Madde 4- Bu Yönetmelikte geçen;
a) Kanun: 7/5/1987 tarihli ve 3359 sayılı Sağlık Hizmetleri Temel Kanununu,
b) Bakanlık: Sağlık Bakanlığını,
c) Genel Müdürlük: Bakanlık Tedavi Hizmetleri Genel Müdürlüğünü,
d) Genel Müdür: Bakanlık Tedavi Hizmetleri Genel Müdürünü,
e) Müdürlük: İl Sağlık Müdürlüklerini,
f) Özel hastane: Bu Yönetmelik kapsamına giren gerçek kişiler ile özel hukuk tüzel kişilerine ait olup, ayakta ve yatarak muayene, tahlil, tetkik, tıbbi müdahale, ameliyat, tıbbi bakım ve diğer tedavi hizmetleri verilen ve en az on yatak kapasitesi olan tedavi kuruluşlarını,
g) Komisyon: 10 ncu ve 11 inci maddelerde düzenlenen Özel Hastaneler Teknik Komisyonunu,
h) Uzmanlık dalı: 18/4/1973 tarihli ve 14511 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren Tababet Uzmanlık Tüzüğünde belirlenmiş olan tıpta uzmanlık alanlarını,
ı) Ruhsat: Özel hastanelerin faaliyet gösterebilmeleri için Bakanlık tarafından düzenlenen belgeyi,
ifade eder.

İKİNCİ BÖLÜM
Özel Hastanelerin Türleri, Temel Özellikleri ve Gruplandırılması

Türler
Madde 5- Özel hastaneler, faaliyet alanlarına, hizmet birimlerine, yatak kapasitelerine, teknolojik donanımlarına ve hizmet verilen uzmanlık dallarının nitelik ve sayısına göre, genel hastaneler ve özel dal hastaneleridir.

Genel Hastaneler
Madde 6- Bu Yönetmelik ile öngörülen asgari bina, tesis, hizmet ve personel standartlarını haiz; birden fazla uzmanlık dalında sürekli ve düzenli olarak, ayakta ve yatarak muayene, tıbbi teşhis ve tedavi, yoğun bakım ve acil sağlık hizmetleri veren, ruhsatında yazılı olup hasta kabul ve tedavi ettiği uzmanlık dallarının gerektirdiği klinikler ile acil ve yoğun bakım üniteleri, radyoloji, biyokimya ve mikrobiyoloji laboratuvarları bulunan ve tam gün faaliyet gösteren özel hastanelerdir.
Genel hastaneler, aşağıda belirtilen asgari standartlar ve EK-1′deki Özel Hastaneler Gruplandırma Formunda detayları belirlenen puanlama kriterleri esas alınarak, aşağıdaki şekilde gruplandırılır:
a) A Grubu Hastane: Ruhsatlandırılmış yatak kapasitesi en az elli olan,en az beş farklı dahili ve beş farklı cerrahi uzmanlık dalında tam gün kadrolu uzman tabip çalıştırmak suretiyle sağlık hizmeti veren; birinci fıkrada belirlenen asgari standartlara ilave olarak hasta kabul ve tedavi ettiği uzmanlık dalları için gerekli ve günün gelişmiş tıp teknolojisine uygun olan diğer bütün teşhis ve tedavi birimlerini ve ayrıca asgari radyoloji, biyokimya, mikrobiyoloji, hematoloji ve patoloji laboratuvarlarını bünyesinde bulunduran genel hastanelerdir.
b) B Grubu Hastane: Ruhsatlandırılmış yatak kapasitesi otuz ila elli arasında olan, en az dört farklı dahili ve dört farklı cerrahi uzmanlık dalında tam gün kadrolu uzman tabip çalıştırmak suretiyle sağlık hizmeti veren; birinci fıkrada belirlenen asgari standartlara ilave olarak günün gelişmiş tıp teknolojisine uygun olan bir veya birden fazla teşhis ve tedavi birimini ve radyoloji, biyokimya, patoloji ve mikrobiyoloji laboratuvarlarını bünyesinde bulunduran genel hastanelerdir.
c) C Grubu Hastane: Ruhsatlandırılmış yatak kapasitesi on ila otuz arasında olan en az üç farklı dahili ve üç farklı cerrahi uzmanlık dalında tam gün kadrolu uzman tabip çalıştırmak suretiyle ayakta ve yatarak, acil ve yoğun bakım üniteleri ile radyoloji, biyokimya ve mikrobiyoloji laboratuvarları desteğiyle muayene, teşhis ve tedavi hizmeti veren genel hastanelerdir.

Özel Dal Hastaneleri
Madde 7- Özel dal hastaneleri; belirli bir yaş ve cins grubu hastalar ile belirli bir hastalığa tutulanlara veya bir organ ve organ grubu hastalarına yönelik hizmet vermek üzere, hastanenin ana faaliyetleri ile ilgili uzmanlık dallarından her birinde tam gün kadrolu en az üç uzman tabip ile bu uzmanlık dalının gerektirdiği diğer uzmanlık dalları için en az bir kadrolu uzman tabip çalıştırılan, gelişmiş teknolojik donanım ve personel desteği ile sürekli ve düzenli olarak, ayakta ve yatarak muayene, tıbbi teşhis ve tedavi, yoğun bakım ve acil sağlık hizmetleri veren, ruhsatında yazılı uzmanlık dallarının gerektirdiği klinikler, üniteler ve laboratuvarlar ile acil ünitesi ve radyoloji laboratuvarı bulunan ve tam gün faaliyet gösteren en az on yatak kapasitesi olan özel hastanelerdir.
Özel dal hastanelerinin faaliyet göstereceği uzmanlık dalının veya dallarının gereklerine göre 6 ncı maddedeki esaslar gözönüne alınmak suretiyle (A), (B) ve (C) grubu olarak gruplandırılma kriterleri, bunların acil ünitelerinin taşıması gereken asgari standartlar ve gruplarına göre bulunması gereken laboratuvarlar, Komisyonun görüşü alınarak belirlenir ve bu Yönetmeliğe EK olarak yayımlanır.

ÖLÜLERİN NAKLİ HAKKINDA GENELGE

Posted by admin on Mart 17th, 2008
   

ÖLÜLERİN NAKLİ HAKKINDA GENELGE

T.C.
SAĞLIK BAKANLIĞI
Temel Sağlık Hizmetleri Genel Müdürlüğü

SAYI : B100TSH0100005 ANKARA
KONU : Ölülerin Nakli

01.05.2000 5854
GENELGE
2000/43
Mezarların açılması, ölülerin çıkarılması, ölülerin tahniti, tabutlanması ve nakli fert, toplum ve çevre sağlığı açısından önem arz etmektedir.
1593 sayılı Umumi Hıfzıssıhha Kanununun “Sıhhi Teşkilat” başlıklı birinci babı, ” Vilayet Hususi İdareleri ve Belediyeler ” başlıklı dördüncü faslı, 20nci maddede, cenazelerin nakli işleri, belediyelerin ifasıyla yükümlü oldukları görevler arasında sayılmıştır.
“Mezarlıklar, Ölülerin Defni, Mezardan Çıkarılması ve Nakli ” başlıklı onuncu babı, ” Mezarlıklar ve Ölülerin Defni ” başlıklı birinci faslı, 222nci maddede, her şehir ve kasabada cenazelerin bulunduğu mahalden mezarlığa kadar ne suretle nakledilecekleri hakkında mahalli sıhhiye memurlarının mütalaası alınmak şartıyla belediyelerce bir talimatname çıkarılacağı, cenazelerin kolayca ve usulü dairesinde nakline nezaret ve bu konuda gerekli araçların hazırlanmasına belediyelerin mecbur olduğu, genel araçların cenaze nakline veya cenaze nakline mahsus araçların diğer hususlara tahsisinin yasak olduğu,
“Ölülerin Çıkarılması ve Nakli ” başlıklı ikinci faslı, 227, 228, 229, 230, 231, 232, 233, ve 234üncü maddelerde,
Cesetlerin tamamıyla tahallül ve tefessühünden evvel mezarlar açılarak ölülerin çıkarılması,
Bir ölünün gerek defninden evvel ve gerek defninden sonra bir kasadan diğerine nakli,
Kolera, veba, çiçek, şarbon, cüzzam, ruam ve tifus hastalıklarından vefat edenlerin nakli,
Bir şehir ve kasabadan diğerine nakledilecek ölülerin tabutlanması,
Demiryolları, havayolları ve denizyolları ile ölü nakli,
Uzun müddet devam edecek nakiller ve sıcak mevsimlerde ölü nakli,
Yabancı ülkelerden getirilen ölülerin nakli,
282nci maddede, bu Kanunda yazılı olan yasaklara aykırı hareket edenler veya zorunluluklara uymayanlar,
300üncü maddede, 227nci maddede zikredilen istisna dışında gerekli müsaadeyi almadan herhangi suretle olursa olsun mezarları açanlar,
301inci maddede, müsaadesiz bir şehir ve kasabadan diğerine ölü nakledenler,
Ek Madde 2’de, bu Kanunun 69uncu maddesi gereğince alınmış olan tedbirlerden çevre sağlığı ile ilgili olanlara uyulmaması halinde, uygulanacak cezalar,
Ek Madde 1’de, bu Kanunda yazılı suçları işleyenler hakkında 303üncü maddede yazılı kimseler tarafından düzenlenen tutanakların aksi sabit oluncaya kadar muteber oldukları,
k Madde 3’de, bu Kanun kapsamına giren ve genel sağlığa ilişkin davalara, Mahkemelerce, Meşhud Suçların Muhakeme Usulü Kanunun 1inci maddesindeki yer ve 4üncü maddesindeki zaman kaydına bakılmaksızın suçüstü hükümlerine göre bakılacağı ve hükümler kesinleştikten sonra bunların birer suretinin Cumhuriyet Savcılıklarınca doğrudan doğruya Bakanlığımıza gönderileceğine ilişkin hükümler yer almaktadır.
1580 sayılı Belediye Kanununun 15inci maddesinde, cenazelerin nakli, belediyelerin görevleri arasında sayılmıştır.
3584 sayılı Cenaze Nakline Mahsus Beynelmilel İtilafnameye İltihakımız Hakkında Kanun ve 1887 sayılı Cenazelerin Nakli Anlaşmasının Onaylanmasının Uygun Bulunduğuna Dair Kanunda, ülkeler arasına cenazelerin nakline dair esaslar belirtilmektedir.
09.08.1931 tarih ve 1868 sayılı Resmi Gazetede yayımlanıp yürürlüğe giren Mezarlıklar Hakkındaki Nizamnamenin 27inci maddesinde, ölülerin mezarlığa kadar naklinin belediyeye ait olduğu, bu hususta gerekli tesisatın belediyelerce vücuda getirileceği belirtilmiştir.
Ölülerin Bir Yerden Bir Yere Nakline Dair Talimatnamede ölülerin bir yerden diğer bir yere nakline ilişkin esaslar verilmiştir.
Fert, toplum ve çevre sağlığının korunması çerçevesinde;
Cenazelerin bulunduğu mahalden mezarlığa kadar ne suretle nakledilecekleri hakkında ilçe sağlık grup başkanlıkları, merkez ilçede İl Sağlık Müdürlüğünün mütalaası alınmak şartıyla belediyelerce bir talimatname yayımlanması ve ilan olunmasının,
Belediyelerin cenazelerin kolayca ve usulü dairesinde nakline nezaretleri ve bu konuda gerekli tesisat ve araçları hazırlamalarının,
Genel nakil araçları ile cenaze naklinin önlenmesinin,
Cenaze nakline mahsus araçların diğer hususlara tahsis edilmemesinin ve kullanılmamasının,
Gerek belediye sınırları içerisinde, gerekse bir yerden bir yere, cenaze naklinde kullanılan araçların gerekli asgari teknik ve hijyenik şartlara sahip olmaları ve bu şartları sağlamalarının,
Cenazelerin naklinde, cesetlerin tamamıyla tahallül ve tefessühünden evvel mezarların açılarak ölülerin çıkarılması, bir ölünün gerek defninden evvel ve gerek defninden sonra bir şehir, kasaba ve köyden diğerine nakli, ölünün tabutlanması, deniz yoluyla yapılacak ölü nakliyatı, yabancı ülkelerden getirilen ölülerin nakline dair gerekli onay, müsaade, izin, ruhsat ve belgelerin alınmış olmasının,
Gerekli onay, müsaade, izin, ruhsat ve belgeler alınmadan ve ibraz olunmadan cenaze naklinin önlenmesi ve engellenmesinin,
Onay, müsaade, izin, ruhsat ve belgelerde, ölünün hüviyeti, adı, soyadı, yaşı, ölümün vuku bulduğu yer tarih ve sebebi, nakline onay/müsaade/izin/ruhsat verildiği, naklinin sağlık sakıncası doğurmayacağı ve ilgili diğer hususlar açıklıkla kaydedilmesinin,
Mezardan çıkarılarak nakledilmek istenilen ölüler için öncelikle defin ruhsatiyesi kayıtlarının tetkik edilmesi ve Umumi Hıfzıssıhha Kanununun 229uncu maddesinin dikkate alınmasının,
Ölülerin Bir Yerden Diğer Bir Yere Nakline Dair Talimatname ile 3584 ve 1887 sayılı Kanunlarda öngörülen usul ve esaslara uygun olarak tabutlanmasının, bu tarzda tabutlanmayan ölülerin naklinin önlenmesi ve engellenmesinin,
Sıcak mevsimlerde ve mevsim ne olursa olsun on iki saatten fazla devam edecek nakillerde ölülerin tahnit edilmesinin,
Mezarları açılması, ölülerin çıkarılması, ölülerin tahniti, tabutlanması ve naklinde çalışanların sağlığının korunması için gerekli her türlü tedbirin alınması ve aldırılmasının, temini;
Konuya ilişkin Valiliğinizce sürekli ve periyodik kontrol ve denetimlerin yapılması;
Kontrol ve denetim sonuçlarına göre.
Mezarların açılması, ölülerin çıkarılması, ölülerin tahniti, tabutlanması ve nakli ile ilgili yasaklara aykırı hareket edenler, zorunluluklara, alınmış olan tedbirlere uymayanlar,
Cenazelerin bulunduğu mahalden mezarlığa kadar ne suretle nakledilecekleri hakkında bir talimatname hazırlamayan ve ilan etmeyen,
Cenazelerin kolayca ve usulü dairesinde nakline nezaret etmeyen ve bu konuda gerekli tesisatı ve araçları hazırlamayan belediyeler,
Genel nakil araçları ile cenaze nakledenler,
Cenaze nakline mahsus araçları diğer hususlara tahsis edenler ve kullananlar,
Gerekli asgari teknik ve hijyenik şartlara sahip olmayan ve bu şartları sağlamayan cenaze nakil araçları sahipleri,
Adli otopsiler haricinde, gerekli müsaadeyi almadan cesetlerin tahallül ve tefessühünden evvel mezarları açarak ölüleri çıkaranlar, bu hususta müsaade verilmeden önce ” sıhhat memurları” nın mütalaasını almayanlar,
Mezardan çıkarılarak nakledilmek istenen ölüler için öncelikle defin ruhsatiyesi kayıtlarını tetkik etmeyenler ve Umumi Hıfzıssıhha Kanununun 229uncu maddesini dikkate almayanlar, Ölü henüz defnedilmemişse defnine ruhsat verildiğini belirten belge olmadan ve ibraz edilmeden bir şehir, kasaba ve köyden diğerine nakli için belge verenler,
Cenazelerin nakline ilişkin onay, müsaade, izin, ruhsat ve belgelerde, ölünün hüviyeti, adı, soyadı, yaşı, ölümün vuku bulduğu yer, tarih ve sebebi, nakline onay/ müsaade/ izin/ ruhsat verildiği, naklinin sakınca doğurmayacağı ve ilgili diğer hususları açıklıkla kaydetmeyenler,
Gerekli belgesi olmadan ve ibraz etmeden, ölü henüz defnedilmemişse defnine ruhsat verildiğini belirten belge ve diğer gerekli belgesi olmadan ve ibraz etmeden, bir ölünün gerek defninden evvel ve gerek defninden sonra bir şehir, kasaba ve köyden diğerine nakli için belge verenler,
Ölülerin Bir Yerden Diğer Bir Yere Nakline Dair Talimatname ile 3584 ve 1887 sayılı Kanunlarda öngörülen usul ve esaslara uygun olarak tabutlanmadan,
Sıcak mevsimlerde ve mevsim ne olursa olsun on iki saatten fazla devam edecek mahallerde tahnit edilmeden ölüleri nakledenler ve nakline izin verenler,
Mezarların açılması, ölülerin çıkarılması, ölülerin tahniti, tabutlanması ve naklinde çalışanların sağlığının korunması için gerekli tedbirleri almayan ve aldırmayanlar, hakkında, ilgili mevzuat doğrultusunda Valiliğinizce gerekli her türlü işlemin uygulanması ve uygulattırılması;
Mezarların açılması, ölülerin çıkarılması, ölülerin tahniti. tabutlanması ve naklinde, insan sağlığının korunması için Valiliğinizce gerekli her türlü tedbirin alınması ve aldırılması; hususlarında bilgilerinizi ve gereğini, genelgemiz hükümlerinin Kaymakamlıklar, Belediye Başkanlıkları, Köy İhtiyar Heyetleri ile İliniz Kamuoyuna ve diğer ilgili birimlere duyurulmasını arz ve rica ederim.

Doç.Dr. Osman DURMUŞ
Bakan

Ek: 2 Kanun örneği(6 shf)
1 Talimatname örneği(1 shf)

DAĞITIM:
GEREĞİ:
81 İL VALİLİĞİ
(İl Sağlık Müdürlüğü)

BİLGİ:
İÇİŞLERİ BAKANLIĞI
(Mahalli İdareler Genel Müdürlüğü)
(Emniyet Genel Müdürlüğü)
ADALET BAKANLIĞI
ÇALIŞMA VE SOSYAL GÜVENLİK BAKANLIĞI
BAKANLIK HUDUT VE SAHİLLER SAĞLIK GENEL MÜDÜRLÜĞÜ
BAKANLIK DIŞ İLİŞKİLER DAİRESİ BAŞKANLIĞI
BAKANLIK TEFTİŞ KURULU BAŞKANLIĞI
BAKANLIK BASIN VE HALKLA İLİŞKİLER MÜŞAVİRLİĞİ

DİSİPLİN SORUŞTURMASI YÖNTEMİ

Posted by admin on Mart 16th, 2008

DİSİPLİN SORUŞTURMASI YÖNTEMİ

A. GİRİŞ
B. UYGULAMA ALANI
C. SORUŞTURMADA YETKİ
D. SORUŞTURMA ZAMANAŞIMI
E. TEBLİGAT
F. SORUŞTURMANIN BAŞLAMASI
G. ONUR KURULU
H. KARAR ÜZERİNE YAPILACAK İŞLEMLER

II. EKLER
A. Disiplin Soruşturması Açılması ve Soruşturmacı Tayini Kararı
B. Soruşturmacı Görevlendirme Yazısı
C. Mağdura veya Yakınlarına Yazılacak Çağrı Yazısı
D. Şikayet Edene Yazılacak Çağrı Yazısı
E. Tanıklara Yazılacak Çağrı Yazısı
F. Hekime Yazılacak Savunma İstem Yazısı
G. Fezleke
H. Karar
I. Karar Tebliği Yazısı
J. Dizi Pusulası

GİRİŞ
Mevzuata aykırı eylemi Tabip Odası tarafından öğrenilen hekim hakkında Oda Yönetim Kurulu tarafından disiplin soruşturması açılır. Açılan soruşturmada toplanan kanıtlar çerçevesinde hekimin mevzuata ve meslek ahlakına aykırı eyleminin saptanması halinde dosya ekleriyle birlikte Oda Onur Kuruluna sevk edilir ve Oda Onur Kurulu tarafından gerekli cezai yaptırım uygulanır.
Belirtilen süreç ile ilgili olarak yapılması gerekenler aşağıda ayrıntılı olarak açıklanmıştır.

UYGULAMA ALANI
Disiplin soruşturması sivil ya da asker ayırımı gözetilmeksizin odaya kayıtlı olsun olmasın bütün hekimler hakkında açılabilir.Bunlardan başka Tababet Uzmanlık Tüzüğüne göre uzman olmuş,hekim olmayan laboratuvar uzmanları (bakteriyoloji, biyokimya,vs. uzmanı) hakkında da disiplin soruşturması açılabilir.

SORUŞTURMADA YETKİ
Tabip Odalarının soruşturma açma yetkileri bölgeleriyle sınırlıdır. Bölgesi içinde bir suç işlendiğini öğrenen Tabip Odası Yönetim Kurulu soruşturma açmakla yükümlü olup, bir şekilde öğrendiği ancak bölgesi dışında işlenmiş olan suçlarla ilgili olarak ilgili Tabip Odasına suç duyurusunda bulunur.
TTB Merkez Konseyi ise herhangi bir şekilde öğrenmiş olduğu suçların soruşturulmasını ilgili Oda veya gerekli gördüğü durumlarda başka bir Odadan isteyebilir.(Yön.md.15)

SORUŞTURMA ZAMANAŞIMI
Soruşturma zamanaşımı TTB Soruşturma ve Yargılama Yönetmeliğinin 11.maddesinde düzenlenmiştir.Buna göre Yönetmeliğin 6.maddesinin b,e,f,g fıkraları ile 7.maddesinde belirtilen suçların işlenmesinden itibaren 5 yıl; 4.ve 5.maddesiyle 6.maddesinin a,c,d,h,I fıkralarında belirtilen suçların işlenmesinden itibaren 2 yıl içinde soruşturma başlatılmamış olması halinde bu suçlarla ilgili olarak disiplin soruşturması başlatılamaz. Ancak yukarıda belirtilen maddelerde belirtilen eylemler aynı zamanda başka kanunlarda da suç olarak belirtilmiş ve daha uzun zamanaşımı süreleri öngörülmüş ise uzun olan zamanaşımı süreleri uygulanır.

TEBLİGAT
Soruşturma sırasında yapılacak bütün yazışmalarda tebliğ tarihinin öğrenilmesine elverişli bir yöntem izlenmelidir. Sürelerin başlangıcı tebliğ tarihi olmakla sağlıklı bir soruşturma için bu tarihin bilinmesi zorunludur.
Tebliğ tarihinin tespit edilmesini sağlayan en kolay yöntem tebligatların iadeli taahhütlü olarak yapılmasıdır. Yapılan iadeli taahhütlü tebligatlarda, tebligatın yapıldığına dair alındı belgesinin soruşturma dosyasına takılarak saklanması gereklidir.
Elden yapılacak tebligatlarda ise tebligatı alan kişinin kimliği ile tebliğ tarihinin tebliğ edilen evrakın dosyada kalan örneği üzerine belirtilmesi zorunludur. Elden tebligat ilgilinin kendisine ya da vekiline yapılır. Avukata elden tebligat yapılması gerektiği takdirde vekaletnamesinin bir örneğinin dosyaya ibrazı zorunludur.
Dosyaya avukatın vekalet ibraz etmesinden sonra, yazışmalar avukat aracılığıyla yapılır. Yani bu aşamadan sonra çıkartılacak tebligatlarda “Dr.B.G. vekili Av.G.M.” ibaresinin kullanılması ve avukatın büro adresine gönderilmesi gereklidir.Ancak savunma istemi,görüşmeye çağrı gibi şahsi nitelikli yazışmanın bizzat hekim ile yapılması işin doğası gereğidir.

SORUŞTURMANIN BAŞLAMASI
6023 sayılı Türk Tabipleri Birliği Yasası,1219 sayılı Tababet ve Şuabatı Sanatlarının Tarzı İcrasına Dair Kanun,Tıbbi Deontoloji Nizamnamesi ve hekimlere ilişkin diğer mevzuat ile Türk Tabipleri Birliği ve Tabip Odaları tarafından usulüne uygun olarak çıkartılmış olan tüzük, yönetmelik, genelge, vb. düzenlemelere aykırı davranılmış olması halinde, eylem sahibi hekim hakkında soruşturma başlatılır. İhbar, şikayet, vb. şekilde fiil öğrenilmiş olabileceği gibi, bunların hiçbiri mevcut olmadan Tabip Odası tarafından herhangi bir şekilde fiilin öğrenilmiş olması da soruşturma başlatılması için yeterlidir. Yani disiplin soruşturması açılabilmesi için herhangi bir şahsın başvurusu aranmamakta olup Tabip Odası kendiliğinden soruşturma başlatabilir.

İLK İNCELEME
Yakınma üzerine ya da kendiliğinden mevzuata ve meslek ahlakına aykırı bir eylemi öğrenen Tabip Odası Yönetim Kurulu olayı ilk toplantısında değerlendirir. Yapılan değerlendirmede, mevcut kanıtlar çerçevesinde eylemin soruşturulmasına gerek olmadığına ya da soruşturma açılmasına karar verilir.
Oda Yönetim Kurulu tarafından soruşturma açılmasına gerek olmadığına karar verilmesi halinde bu karar, suçlanana ve varsa yakınana iadeli taahhütlü olarak ya da imza karşılığı elden tebliğ olunur. Tebliğ edilen bu karara yakınan, tebliğ tarihinden itibaren 10 gün içinde Onur Kurulu nezdinde itiraz edebilir. İtiraz dilekçesi Oda Yönetim Kuruluna verilir. Oda Yönetim Kurulu dosyayı itiraz dilekçesi ile birlikte Onur Kuruluna gönderir.
Onur Kurulunun yapacağı inceleme sonucunda Yönetim Kurulu kararının yerinde olduğuna dair verdiği karara karşı kararın tebliğinden itibaren 15 gün içinde Yüksek Onur Kurulu nezdinde itiraz edilebilir.
Onur Kurulunun isnat edilen eylemi soruşturulmaya değer görüp Yönetim Kurulu kararını kaldırması halinde ise dosya Yönetim Kuruluna iade edilir ve Yönetim Kurulu tarafından soruşturma açılmasına karar verilmek zorundadır.
Yönetim Kurulu isnat edilen eylemin soruşturulmasına gerek görmesi halinde soruşturma açılmasına karar verir ve bu durumu karar defterine yazar. Soruşturma açılmasına dair kararda hakkında soruşturma açılan kişinin adı ve isnat edilen eylemin açıkça yazılması gereklidir.Bu aşamadan sonra yapılacak işlemlerde çerçevenin soruşturma açılmasına dair karardaki eylemle sınırlanacağı dikkate alındığında bu hususun önemi ortaya çıkmaktadır. Ayrıca belirtelim ki soruşturma ancak gerçek kişiler hakkında açılabilir. Şirketler,hastaneler,vs. tüzel kişilikler hakkında açılacak soruşturmalarda muhatap o kurumların sorumlu hekimleridir.Soruşturma açılmasına dair karar alınırken sorumlu hekimin kimliğinin bilinmemesi durumunda “….. Ltd.Şti. sorumlu hekimi” ibaresinin kullanılması gereklidir.
Soruşturma, Yönetim Kurulu tarafından yürütülebileceği gibi atanacak bir soruşturmacı aracılığıyla da yürütülebilir. Soruşturmacı atanması halinde bu durumun da karar defterinde gösterilmesi gereklidir. Bu karar atanan soruşturmacıya tebliğ edilir ve suçlama ile ilgili mevcut dosya soruşturmacıya verilir. Soruşturmanın bundan sonraki aşamaları soruşturmacı tarafından yerine getirilir.

HEKİM OLMAYAN TIP UZMANLARI HAKKINDA GENELGE

Posted by admin on Mart 16th, 2008

HEKİM OLMAYAN TIP UZMANLARI HAKKINDA GENELGE

TABİP ODASI BAŞKANLIĞINA

İlgi: Hekim olmayan tıp uzmanları hk.

Tıp dışı meslek sahibi olanlardan laboratuvar açan kişiler kamu kurumları ile anlaşma yapmak istemeleri halinde kurumlar bu kişilerin odaya kayıtlı olduklarına ilişkin belge istemektedir. Bu belgenin temini açısından tabip odalarına yapılan yoğun başvurular sonucunda, laboratuvarları tabip odaları denetiminde bulunan bu kişilerin mağdur olmalarını önleyebilmek bakımından bazı odalar farklı bir uygulamaya gitmişlerdir.

6023 sayılı Türk Tabipleri Birliği Yasası’nda kimlerin odaya üye olabilecekleri belirtilmiştir. Buna göre tabip odasına üye olabilmek için tıp fakültesinden mezun olmak gereklidir. Yasanın bu açık hükmü karşısında tıp fakültesi mezunu olmayan belli dal uzmanlarının (biyokimya uzmanı, vb.) tabip odasına üye olmaları mümkün değildir.

Ayrıca 6023 sayılı Türk Tabipleri Birliği Yasası’nda bazı hekimlerin tabip odasına -özel yasalarındaki kısıtlama sebebiyle- üye olmadan mesleklerini serbest olarak icra edebilecekleri belirtilmiştir. Bunun örneği TSK mensubu hekimlerdir. Ancak bu hekimler, tabip odasına üye olmasalar dahi hak, yetki, sorumluluk ve disiplin açısından 6023 sayılı yasa hükümlerine tabi kılınmışlardır.

Tıp fakültesi mezunu olmayan uzmanlar açısından da yukarıdaki paragrafta belirtilen hüküm kıyas yoluyla uygulanabilir. Ancak burada unutulmaması gereken bu kişilerin tabip odasında açılacak ayrı bir kütüğe kaydedilecekleri, tabip odası kimliği alamayacakları, oda seçimlerinde seçme, seçilme haklarının bulunmadığıdır. Yani bu kişiler sadece denetimlerinin yapılabilmesi bakımından Oda’da açılacak bir kütüğe kaydedilmektedirler. Tam olarak üye olmaları ise yasal durum karşısında mümkün değildir. Talepleri halinde, yetki, sorumluluk ve disiplin açısından 6023 sayılı Yasa hükümlerine tabi oldukları eklenerek durumlarını bildirir belge verilebilir.

HEKİMLERİN YAPTIĞI REKLAMLAR VE İLANLAR HAKKINDA GENELGE

Posted by admin on Mart 16th, 2008

HEKİMLERİN YAPTIĞI REKLAMLAR VE İLANLAR HAKKINDA GENELGE

TABİP ODASI BAŞKANLIĞINA

İlgi: Hekimlerin yaptığı reklam ve ilanlar hk.

4077 Sayılı Tüketicinin Korunması Hakkında Kanun’un 16. maddesi Ticari Reklam ve İlanlarla ilgili hükümleri içermektedir. Aynı yasanın 17. maddesine dayanarak Sanayi ve Ticaret Bakanlığı bünyesinde oluşturulan “Reklam Kurulu”nun 18 üyesinden birisi de, Türk Tabipleri Birliği temsilcisidir.

4077 Sayılı Yasa’nın, ticari reklamlar ve ilanlarla ilgili 16. maddesi uyarınca, “Ticari reklam ve ilanların yasalara … uygun, …. olmaları esastır….”

1219 Sayılı Yasa’nın 24. maddesi uyarınca;

“Mesleklerini uygulayan hekimler hastalarını kabul ettikleri yer ile muayene saatleri ve uzmanlıklarını bildiren ilanlar verebilirler. Diğer biçimde ilan, reklam ve benzerlerini yapmaları yasaktır.”

Yani, 1219 Sayılı Yasa’nın 24. maddesinde tanımlananın dışında ilan ve reklam yapan hekimler, aynı zamanda 4077 Sayılı Yasa’nın 16. maddesine de aykırı davranış olmaktadır.

Tabip Odası bölgeniz dahilinde, hekimlerin yapmış oldukları reklam ve ilanlarla ilgili olarak, 1219 Sayılı Yasa’nın 24. maddesi ve Tıbbi Deontoloji Nizamnamesi’nin 8. ve 9. maddelerine aykırı davrananlar hakkında, disiplin soruşturmaları yapılmakta ve ilgili hekimler Onur Kurullarına sevkedilmektedirler.

Ayrıca bölgenizde saptadığınız bu tarzdaki reklam ve ilanların, yazılı ise; aslını ve yayın tarihini, görsel ise; yayınlanan kuruluş, yayın saati, tarihi ve elde edilebilirse, yayın kasetinin Konseyimize gönderilmesini dileriz.

Gönderilecek olan bilgi ve belgeler ile Reklam Kurulu Başkanlığı’na başvurularak, yasanın gereğinin yapılması istenecektir.

Gereğini bilgilerinize sunarız.

Saygılarımızla,

Dr.Hakan Giritlioğlu Dr.Eriş Bilaloğlu
TTB Hukuk Bürosu TTB Merkez Konseyi
Genel Sekreteri


Copyright © 2007 Sağlıklı Yaşam Haberleri. All rights reserved.