SES ALETLERI

Posted by admin on Kasım 17th, 2008

Larenjektomi (ses tellerinin olduğu gırtlak bölümünün de çıkarıldığı ameliyat) ameliyatı yapılmış kişiler gırtlaklarının yardımı olmadan tekrar konuşmayı öğrenmek zorundadır. Ses tellerinizin olmaması bir daha konuşamayacağınız anlamına gelmemektedir,ancak yeni konuşmanız daha öncekinden farklı olacaktır.

Yemek Borusu Yoluyla Konuşma

Larenjektomi ameliyatı yapılan birçok kişi yemek borusu yoluyla konuşma denen bir teknikle tekrar konuşmayı öğrenmektedir. Önce, daha sonra yemek borusundan çıkarılmak üzere hava yutulur. Sonra dil ağız tavanına dayanarak hava dışarı verilir. Bu sırada yemek borusu ve ağız titreşerek geğirmeye benzeyen bir ses çıkar. Bu ses dil,

damak, dudaklar ve dişler kullanılarak kelimeye dönüştürülür. Bir konuşma bozuklukları uzmanının yardımı ve uygulama ile larenjektomi ameliyatı geçiren birçok kişi bu yöntemle konuşmayı öğrenmektedir.

Yapay ses Aletleri

Larenjektomi ameliyatı yapılanlar için yemek borusu yoluyla konuşma sesli iletişim kurmanın tek yolu değildir. Bu yöntemle konuşmayı öğrenemeyen ya da anlaşılabilecek kadar yüksek ses çıkaramayan kişiler yapay ses aletleri kullanabilirler. Bu aletler ses yolundan geçebilen sesler üretirler. Çoğu kez yemek borusu yoluyla konuşma yöntemi ile birlikte kullanılabilirler.

Bu aletlerin başlıca iki tipi vardır: Boyun tipi ve ağız içi tipi. Boyun tipi olanlar elde taşınan, pilli ve elektronik titreşimler yaratan aletlerdir. Aletin baş tarafı boyuna dayanır; titreşimler boyun dokularına geçer ve dil,dişler,dudaklar ve damak tarafından konuşmaya çevrilecekleri gırtlak, ağız ve buruna yayılırlar. Bu aletlerin çoğu yalnızca akciğerlerden gelen havayı kullanırlar.

Diğer tipte ses oluşturan bir cihaz esnek bir tüp aracılığıyla sesi ağız içine verir. Bu ses daha sonra dil,dudaklar, dişler ve damak tarafından konuşmaya çevrilir. Boyun tipi konuşma aletleri çoğu kez ağız içi konuşma için de uyarlanabilir.

Sesli iletişim kurma için üçüncü bir yöntem ses protezleridir. Temel olarak bu araçlar nefes ve yemek borusu arasında bir köprü oluştururlar. cerrah nefes borusunun arka duvarına ve yemek borusunun ön duvarına küçük delikler açar. Yemek borusuna hava geçmesini sağlamak, açıklığın kapanmasını engellemek ve nefes boru-suna yiyecek ve içeceklerin kaçmasını engellemek için buraya küçük bir tüp yerleştirilir. Bazen tüpün ağzına açılır kapanır bir kapak yerleştirilebilir; bu kapak kapanarak alete ve yemek borusuna hava geçişini engellediğinde yemek borusu yoluyla ağızdan konuşmaya olanak da sağlar.

Şeker Hastasının Diyeti

Posted by admin on Kasım 17th, 2008

Kilonun sağlık için önemli bir faktör olduğu giderek açık bir şekilde anlaşılmaktadır. Aşırı kilo, şeker hastaları sözkonusu olduğunda özellikle önemlidir. Şişmanlık en yaygın şeker hastalığı türüyle (insüline bağımlı olmayan şeker hastalığı) ilişkilidir. Açıktır ki, şişmanlık, genetik olarak duyarlı insanlarda şeker hastalığının gelişmesine yol açan bir tetikçi olarak etki göstermektedir.

Pankreas tarafından üretilen insülin miktarı normal kiloda bir kişi için yeterli olabileceği halde, aşırı kilolu insanlarda insülin talebi daha büyüktür. Şeker hastalığı olan şişman insanlarda, pankreas talebi karşılayamaz.

Bu nedenle, kilo kontrolü, insüline bağlı olmayan şeker hastalıklarının önlenmesinde ve tedavisinde çok önemlidir. ABD de yaklaşık 10 milyon insanda,hastalığın bu biçimi mevcuttur; yüzde 80 i fazla kiloludur. Bu insanların yarısı durumunun farkında değildir.

Diyette tavsiye edilen, karmaşık karbonhidratların alınması ve yağların azaltılmasıdır.

Şekeriniz varsa ve kilo kaybetmeniz gerekiyorsa, bir diyet uzmanından alınacak tavsiye-ler yararlı olabileceği gibi, genel diyet kurallarını izlemeniz de yeterli olabilir. Şeker hastası olanlar ve olmayanlar, aşağıdaki diyet kurallarını uygulayarak kilo verebilirler.

Kaloriler

Başarılı bir rejim için besleyici açıdan dengeli bir diyet temel alınmalıdır. Hafif bir kalori azaltımı günlük ihtiyacın yaklaşık 500 kalori altına sürekli kilo kaybı için çok uygun görünmektedir. İstediğiniz kiloya eriştikten sonra, kalori miktarını hafifçe arttırabilirsiniz, ama yeni kilonuzu korumaya dikkat edin.

Yağlar ve Karbonhidratlar

Yağ tüketiminizi, günlük kalori tüketiminizin yüzde 30 unun altına düşürün. Doymuş yağları (hayvansal yağlar) toplam kalorinizin yüzde 10una düşürün. Yediklerinizin yaklaşık yüzde 50 si, az işlenmiş tahıllı ekmek, hububat ve diğer tahıllar, patates, pirinç ve makarna gibi karmaşık karbonhidratlar açısından zengin olmalıdır.

Lif

Bazı araştırmalar, karbonhidratların kalori tüketiminin yüzde 50sini oluşturması durumunda, bazı lif biçimlerinin, kandaki glikozun ve kolesterolün kontrolüne yardımcı olabileceğini göstermektedir. Ancak, sonuçlar kesin değildir.

Taze meyva ve sebzeler, tahıllar ve hububatlar dahil olmak üzere, karmaşık karbonhidratlar açısından zengin bir diyette, kalori oranı görece düşük, lif oranı yüksektir.

Basit karbonhidratlar ve şeker açısından zengin gıdaların (tatlılar ve şekerli çörek, tart, kek ve bisküvi gibi fırınlanmış gıdalar dahil olmak üzere) tüketimini azaltın. Bu gıdaların birçoğu büyük miktarda yağ içerir.

Protein

Proteinin kalorilerinizin yüzde 12 ile 20 sini sağlaması gerektiği şeklindeki standart tavsiye, şeker hastası olsun olmasın herkes için geçerlidir (İstisna: böbrek ya da karaciğer sorunlarınız varsa, protein yıkımı sonucu ortaya çıkan atık ürünleri yok edemeyebilirsiniz. Bu nedenle daha az protein tüketmeniz gerekir. Tavsiye için doktorunuza danışın.).

Diğer Yaşam Tarzı Faktörleri

Şeker hastalığınızı denetlemeyi öğrenin; onun sizi denetlemesine izin vermeyin. Kilo denetiminin yanısıra, şeker hastalığı yönetiminin iki diğer elemanı da önemlidir:

İlaçlar

Tek başına diyet şeker hastalığınızı denetleyemiyorsa, ağızdan alınan ilaçların ya da insülin iğnelerinin kullanımı gerekli olabilir. Yediklerinizin zamanlaması ve miktarındaki tutarlılık, şeker hastalığı için ilaç alıyorsanız özellikle önemlidir.

Egzersiz

Egzersiz kilonuzun denetlenmesine yardımcı olmanın yanısıra, kan şekeri düzeyinizin de düşürülmesine de yardımcı olabilir.Yapmanız gereken düzenli bir hafif egzersizdir.Genel bir tıbbi muayeneden geçin, yavaş yavaş başlayın ve doktorunuzun talimatlarını dikkatle uygulayın. Şeker hastalarının özel sorunları vardır. Bazılarında dolaşım bozukluğu ya da bacaklarda zayıflamış sinirler söz konusu olabilir. Doktorunuz kişisel ihtiyaçlarınıza uygun bir egzersiz programının hazırlanmasında yardımcı olabilir.

SEKER HASTALIGINDA AYAK SORUNLARI

Posted by admin on Kasım 17th, 2008

Eğer şeker hastasıysanız, ayak sorunları yönünden özel risk taşımaktasınız. şeker hastası olmayanlarda nadiren sorun yaratan yaralar, deride su toplanması, nasır ve diğer durumlar, şeker hastalarında hızla ciddi tıbbi sorunların oluşmasına yol açabilir. Sonuçta enfeksiyon ya da kangren gelişebilir ve ağır yakalarda ayak ya da bacağın kesilmesi gerekebilir.

Aşağıda genel hatlarıyla anlatılan muhtemel komplikasyonların belirtileri konusunda uyanık olun ve bunlardan biri ortaya çıkarsa hemen doktorunuza başvurun. Bununla birlikte, insüline bağımlı şeker hastalığının ilk on yılında ayak sorunlarının ortaya çıkma olasılığı düşüktür.

Dolaşım Bozulduğu

Uzun süredir şeker hastası olanlarda sık olarak bacağın küçük kan damarlarında dolaşım sorunları ortaya çıkar. Bu eğilim, 40 yaşın üstündeki şeker hastalarında kangren görülme sıklığının neden normal

nüfustan çok daha fazla olduğunu açıklamaya yardımcı olur.

Dolaşım azalması ayaklarda soğumaya ve mordan koyu kırmızıya kadar değişen bir renk değişikliğine neden olabilir.

Diabetik Nöropati

şeker hastalığındaki dolaşım bozukluğuna, sinir dokusu kaybı ve ayaklarda hassasiyet eşlik edebilir (bazı hastalarda ellerde de). Sonuçta, dokunma duyusunda ve ağrı, sıcak ve soğuğu hissetme yeteneğin-de azalma olur; bacak ve ayaklarınızda duyu kaybı meydana gelebilir.

Bu duyu kaybı kesik, yanık ve diğer yaralanma risklerini de artırır. Özen gösterilmeyen küçük yaralar iltihaplanır ya da ülserleşebilir. Siz farkına varmadan, yanık veya donma olabilir.

Bu tür yaralanmaları önlemek için kol ve bacaklarınızın sıcak ya da soğuğa maruz kalmamasına çalışın.

Charcot Ekiemi

Diyabetik nöropatinin uzun vadede diğer bir ciddi komplikasyonu Charcot eklemidir. Ender görülen bu sorun, sinirlerde zamanla oluşan

harabiyetin sonucudur. Ayak kavsindeki küçük kemiklerin bütünlüğü giderek bozulur ve ayakta hızla şişme ve düztabanlık meydana gelir. Charcot eklemi fazla ağrı yap-masa da, yürüme güçlüğüne neden olur.

Ayak Enfeksiyonları

Araştırmalar henüz şeker hastalarının enfeksiyonlara daha duyarlı olduklarını ortaya koymamıştır, ancak enfeksiyonların şeker hastalarında genellikle daha ağır geçtiği ve tedaviye diğer insanlardan daha yavaş yanıt verdiği bilinmektedir. Belirgin olarak artmış kan şeker düzeyi, muhtemelen enfeksiyon oluşumunu hızlandırmakta ve kötüleştirmektedir; kan şeker düzeyinin normal değerlere yakın sınırlar içinde tutulması, büyük olasılıkla enfeksiyonların kontrolünü olumlu olarak etkileyecektir. En sık rastlanan sorunlar Ayak tabanında, ülserleşmiş doku üzerinde, tırnak çevresinde ve ayak parmakları arasında görülen apselerdir.

Uygun bir ayak bakımı ile bu sorunların büyük çoğunluğu önlenebilir ya da komplikasyonlar en aza indirilebilir.

SEKER HASTALIGINDA AYAK BAKIMI

Posted by admin on Kasım 17th, 2008

Eğer şeker hastasıysanız, ayaklarınızın bakımı için her gün birkaç dakikanızı ayırmalısınız. Böylece şeker hastalığının ayaklarınızda neden olabileceği sorunları en aza indirebilirsiniz. Aşağıdaki önerileri dikkate alın.

Ayaklarınızı Temiz Tutun

Ayaklarınızı her gün özenle yıkayın. ilik su ve sabun ya da doktorunuzun önereceği bir temizleyici kullanın. İyice temizleyin ve yumuşak ve temiz bir havluyla kurulayın. Deriyi korumak için nemlendirici bir losyon sürün (parmak aralarınıza sürmeyin).

Yumuşak, emici ve temiz çoraplar giyin. Çorap ve ayakkabılarınızın kan dolaşımını engelleyecek kadar sıkmaması ya da aşırı terlemeye yol açmamasına dikkat edin. Sentetik maddelerden yapılmış çoraplardan kaçırın, çünkü bunlar ayak derinizdeki nemin buharlaşmasını önler ve ayaklarınızın sürekli ıslak kalmasına neden olurlar.

Ayaklarınızı Her Gün Kontrol Edin

Ayaklarınızı, parmak aralarınızı ve tırnaklarınızı dik-

katlice kontrol edin. Görmekte güçlük çektiğiniz bölgeler için küçük bir ayna kullanabilirsiniz. Nasırlar, çatlaklar, kesikler, çürükler, sıyrıklar ya da şişme ve kızarıklık gibi enfeksiyon belirtileri olup olmadığına bakın. Ayağınızda hassas ya da enfeksiyonlu bir bölge fark ederseniz, doktorunuza danışın. Doktorunuz ayrıca normal kontrollerinizde de ayaklarınızı inceleyecektir.

Tırnaklarınızın Bakımına Dikkat Edin

Tırnak makaslarını kullanmayın; yaralanmaya neden olabilirler. Bir tırnak törpüsüyle, tırnaklarınızı parmağınızın şekline uygun olarak yuvarlak değil düz bir biçimde kısaltın. Tırnaklarınızı çok fazla kısaltmayın; böylelikle şeker hastalarında çok ciddi sorunlar yaratabilecek tırnak batmalarını önleyebilirsiniz.

Yaralanmalardan Kaçının

Egzersiz kan dolaşımını artırarak, ayaklarınızın sağlıklı kalmasına yardımcı olur. Bununla birlikte, fiziksel etkinliklerinizi seçerken, yaralanma riskini göz önünde bulundurun. Ayaklarınız ya da bacaklarınız yorulduğunda, etkinliğinize devam etmeden önce, birkaç dakika oturun ve ayaklarınızı yukarıya kaldırın.

SEKER HASTALIGINA BAGLI BARSAK RAHATSIZLIKLARI

Posted by admin on Kasım 17th, 2008

Uzun süren şeker hasta-xxx-lığı, midenin ve barsak siste-xxx-minin geri kalanının kas et-xxx-kinliğini denetleyen sinirlerin fonksiyonunda azalmayla sonuçlanabilir.

Şeker hastalığına bağlı gastroparezi denilen bir du-xxx-rum ortaya çıkar ve midede-ki karıştırma ve itme faaliye-xxx-tini azaltır. Zaman içinde, mi-xxx-de gevşek bir torbaya ben-xxx-zemeye başlar ve giderek genişler. Periyodik olarak büyük miktarlarda sıvı ve bir, hatta iki gün önce yen-xxx-miş, kısmen sindirilmiş ye-xxx-mekleri çıkarabilirsiniz. Yiye-xxx-ceklerin mideden barsaga doğru hareketlerindeki dü-xxx-zensizlik, şeker hastalığının kontrolünü çok güç hale ge-xxx-tirmektedir. Metoklopramid denilen bir ilaç, bu rahatsızlı-xxx-ğın tedavisinde zaman za-xxx-man etkili olmaktadır.

Sinir hasarının esas yeri barsaklar olduğunda, barsa-xxx-ğın itici hareketi zayıflar. ls-xxx-hal geceleri ortaya çıkma eğilimindedir ve anüs çevre-xxx-sindeki kas halkasının his ve işlevinin zayıflaması nede-xxx-niyle uyku sırasında dışkıyı tutamama söz konusu olabi-xxx-lir. Bir miktar emilim bozuk-xxx-luğu görülebilir, ama aynı zamanda ortaya çıkan aşırı bakteri artışının, tropik ol-xxx-mayan sprunun ya da pank-xxx-reas yetmezliğinin de sonu-xxx-cu olabilir.

Bazı durumlarda, periyo-xxx-dik (her ay 1 hafta gibi) anti-xxx-biyotik tedavisi ishali kontrol altına alır. Bu, hareketleri zayıflayan ince barsaktaki aşırı bakteri büyümesinin rahatsızlıktan sorumlu ol-xxx-duğunu düşündürür.

Başka zamanlarda, ishal barsağa giden sinirlerdeki fonksiyon zayıflamasının sonucu olabilir. Zaman zaman, bu durumda klonidin denilen bir ilaç etkili olmak-xxx-tadır.


Copyright © 2007 Sağlıklı Yaşam Haberleri. All rights reserved.