Uyku
Genel Sağlık Bilgileri Temmuz 31st, 2008Vücudun zaman zaman dıştan gelen tenbih ve tahrişlere karşı kapanmasıdır. Hayat hâdiselerinin en fazla zaman alanı bu« dur. Ömrümüzün aşağı yukarı üçtebirini kaplar.
İnsanın tabiî hâli uyku mudur, uyanıklık mıdır? İkincisi mantıkî gibi görünür. Fakat mesele bu kadar basit değildir. Bu *ahada müşahade edilen bir hastanın hâli dikkate değer netice*ler vermiştir. Bir hastalık yüzünden bir gözü ile bir kulağından gayri bütün duygu uzuvları harap olmuş bir insanda tabiî hâlin uyku olduğu tesbit edilmiştir. Bu hastanın gören tek gözü ve işi*ten tek kulağı kapandığı zaman derhal derin bir uykuya daldığı ve bu uykudan kendi kendine hiç uyanmadığı görülmüştür. Has*tayı uyandırabilmek için ya gören gözüne ışık düşürmek veya işi*ten kulağına ses vermek icabetmiştir. Bunlar yapılmadıkça has*tanın uyku halinde devam ettiği tesbit edilmiştir. Buna bakılır*sa uyanıklığın ancak dıştan gelen tahrişlerin eseri olmak icabe-der. Ama mevzu hâlâ da tam olarak çözülmüş değildir. Çünkü dış tahrişlerin uzaklaştırılması her zaman uyku getirmez. Aksine olarak bazı tenbihler uykuya yardım eder. Değirmen döndüğü müddetçe uyuyan ve durur durmaz uyanan değirmencinin hâli malûmdur.
Uykunun sebebi nedir? Eskiden bunu sadece yorgunluğun bir neticesi olarak telâkki etmişlerdir? Yorulan uzviyette gerçek*ten yorgunluk maddeleri denen bazı maddelerin hasıl olduğu doğrudur. Ama bu maddelerin husulü her zaman uyku vermez. Bilâkis bazan şiddetli yorgunluklar uykuyu kaçırır. Meşhur Rus
hekimi Pavlof uykuyu izah için yeni bir fikir ileri sürmüştür. Bu nehiy nazariyesidir. Filhakika dimağda bazı merkezlerin faaliye*tini çeşitli yollardan duraklatabildiği bilinen birşeydir. Meselâ dilin ucunu damağa dayamak aksırmayı durdurur. Sık sık yut*kunma veya âni bir heyecan hıçkırmayı durdurur. Bu gibi tesir*lere nehiy (fren) tesiri denir. Pavlof uykunun da iradî faaliyet*lerinin böyle bir frenlenmesinden ileri geldiğini iddia etmiştir. Ekonomo isminde bir bilgin 1917 yılında Viyana’da başgösteren bir beyin iltihabı salgınında dimağda özel bir uyku merkezi bu*lunması icabettiğini ilen sürmüştür. Bu fikir İsviçreli bilgin Hess tarafından teyid edilmiştir. Bu zat kedilerin orta beynine ince bir tel sokarak elektrik cereyanı verdiğinde telin muayyen bir noktaya temasında hayvanın derhal derin bir uykuya daldığını is-bat etmiştir. Bugün dimağın bu nahiyesine uyku merkezi den*mektedir. Şu halde uyku bir yorgunluğun neticesi olan pasif bir hareket değil irademiz dışında bir merkezin aktif faaliyetinin eseridir, öyle anlaşılıyor ki, bu merkez bir nevi abluka merkezi*dir. Geceleri dışından gelen tenbihleri tutmakta ve onların beyin kabuğuna varmalarını önlemektedir. İşte uyku o zaman meyda*na gelmektedir. Şu da var ki, bu abluka deliksiz ve tam bir ab*luka değildir. Öyle tenbihler vardır ki, çok şiddetli olmadıkları halde dimağ kabuğuna varırlar. Ve insanı uyandırırlar. Meselâ başında davul çalmsa uyanmıyacak derecede yorgun bir anne çocuğunun hafifçe ağlamasiyle uyanabilir.
Görülüyor ki uyku basit gibi görünen fakat çok karışık olan bir olaydır. Onun sık sık intizamını kaybetmesi de böyle karışık olunşundandır. Uykusuzluk muhtelif derece ve şiddette olmak üzere orta yaştan itibaren medenî insanı zaman zaman veya de*vamlı olarak rahatsız eden bir haldir. Uykunun hayatî önemini anlatmak için şu misâli verelim : Devamlı uykusuzluk vücudu açlık ve susuzluk kadar sarsar.
Uykusuzluğun en kararlı âcil sebeplerinden birisi de uyuya-mıyacağım diye korkmak veya uyuyamadığı için ağır hastalıkla*ra duçar olacağından endişe etmektir. Halbuki geçici bir uyku*suzluk insana böyle korkunç zararlar veremez. Korkmaya meç*hul bir sebep yoktur. Uykusuzluk arasında hak ettikleri ıstırabı çekenler de vardır ki, böylesine diyecek yoktur. Zâlimler ve hak yiyenler hırsızlar ve saygısızlar vicdan mahkemesi huzurunda bir türlü beraet edemedikleri için uyuyamazlar. Böylelerine ilâç da pek tesir etmez. Masum uykusuzlarla meşgul olmak daha iyidir.
Uykusuzlukları gidermek için herkes mizacına göre bir ted*bir aramalı ilâca en sonra başvurmalıdır. Bazan bu tedbirler ga*yet basit oldukları halde tesirleri büyük olabilir. Yatmadan önce ılık veya sıcak banyo yatak odası hararetinin değiştirilmesi yor*gan ve örtülerin azaltılıp çoğaltılması, yatağın darlığı veya ge*nişliği rol oynayabilir. Bütün bu değişikliklerden faydalanmayı denemelidir. Herşeyden önce uyuyamıyacağım diye korkmaktan vazgeçmelidir.
Uzun süren bir uykusuzluk devrini sona erdirmek ve tekrar uykuya alışmak için uyku ilâçları lâzım olabilir. İlâçları ancak böyle bir vaziyette kullanmalı, vara yoğa ilâç almamalıdır. Tabiî*dir ki ilâçların en hafifinden başlamalı, ıhlamur, valeryan bazan kâfi gelebilir. Olmazsa teskin edici ilâçlar (Bromural) ve nihayet asıl uyku ilâçlarına sıra gelir. Uyku ilâçlarından barbitür asidi-müştakları başta gelir. Lüminal, veronal triyokal, fanadorm gi*bi. Uyku ilâcı olarak afyon, morfin, kodein almak sağlığa kas-detmektir. Muztar kalınırsa kloral hidrat alınabilir. Bu hususta umumî bir şart da hiçbir ilâca alışmamak için bunları değişik kullanmaktır.
Recent Comments